Zamanaşımı Nedir? Hangi Hallerde Hak Kaybına Yol Açar?
18 Ağustos 2026
Berşan Celal Şavik
Kurucu Avukat
Zamanaşımı, bir alacağın belirli bir süre içinde talep edilmemesi halinde, alacaklının dava yoluyla bu hakkı zorla elde etme imkanını (dava hakkını) kaybetmesidir. Önemli bir nokta: zamanaşımına uğrayan alacak tamamen ortadan kalkmaz, sadece 'eksik borç' haline gelir — borçlu isterse yine de ödeyebilir, ama alacaklı mahkeme yoluyla zorlayamaz.
Zamanaşımı ile Hak Düşürücü Süre Farkı
Zamanaşımı, borçlu tarafından ileri sürülmesi gereken bir def'idir — hakim kendiliğinden dikkate alamaz, borçlu bunu davada açıkça belirtmelidir. Hak düşürücü süre ise bir hakkın kullanılması için öngörülen kesin bir süredir; hakim bunu taraflar ileri sürmese bile kendiliğinden gözetir ve süre geçtiyse hak tamamen sona erer.
Sık Karşılaşılan Zamanaşımı Süreleri
- Genel zamanaşımı süresi (Türk Borçlar Kanunu m.146): 10 yıl.
- Haksız fiillerden doğan tazminat talepleri: zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl.
- Kira bedeli, ücret gibi belirli dönemsel alacaklar: 5 yıl.
- Ticari işlerden doğan bazı alacaklar: Türk Ticaret Kanunu'nda ayrıca öngörülen özel süreler.
Zamanaşımı süresinin doğru hesaplanması, bir alacağın dava yoluyla tahsil edilip edilemeyeceğini doğrudan belirlediğinden, hak kaybı yaşamamak için süre dolmadan hukuki yollara başvurulması büyük önem taşır.
